"Osman Yüksel Serdengeçti milletvekili seçilince Hüseyin Üzmez’e “Ben oraları bilmem , gel beraber gidelim.” DemiÅŸ. Meclisin giriÅŸindeki dönerli kapıdan önce Hüseyin Üzmez geçmiÅŸ, bir müddet ilerlemiÅŸ, lakin arkasından ayak sesi gelmediÄŸini hissedince dönüp bakmış ki; döner kapı ile birlikte Osman Yüksel de dönüp duruyor.
Tutup kolundan çekerek kapıdan kurtarmış. Abi hayrola ne dönüp duruyorsun?” dediÄŸinde aldığı cevap meclisin duvarına yazılacak kadar veciz:
-Sorma Hüseyinciğim,
döneklik meclisin kapısında başladı. Allah içerde bize yardım etsin."

"Osman Yüksel milletvekili olduÄŸu dönemlerde bir mesele ile alakalı meclis kürsüsünde konuÅŸurken CHP milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak protesto eder ve konuÅŸmasını engellemeye çalışırlar. Bunun üzerine Osman Yüksel SERDENGEÇTİ” Bu meclisin yarısı hıyar.”deyip kürsüden iner. Bunun üzerine CHP’li vekiller meclisin ÅŸahs-ı manevisine hakaret söz konusudur.
Lütfen sözünü geri al, diye itirazda bulunurlar. Bunun üzerine Serdengeçti yeniden kürsüye gelip şöyle der:
-Tamam sözümü geri alıyorum. Bu meclisin yarısı hıyar değil." (

mantık harika!)
"AP milletvekili olduÄŸu dönemde Süleyman Demirel sık sık “Osman Yüksel varken Muhalefete ne gerek var.” DermiÅŸ hatta hiç kravat takmadığı için sitem eder, oturumlara katılmasını istirham edermiÅŸ. Serdengeçti de kravatsız milletin vekili olduÄŸunu beyan edermiÅŸ, bir defa kravat takmış onda da boynunu deÄŸil uçkurunu kullanmış. BoÅŸ iÅŸler dediÄŸi bir oturumda gübre meselesi konuÅŸuluyormuÅŸ. Demirel meselenin çözümünü milletvekillerine sormuÅŸ. Herkes bir ÅŸeyler söylemiÅŸ. En son Serdengeçti söz isteyince herkes hayret ve ilgiyle ona doÄŸru dönmüş, iÅŸte Serdengeçti’nin çözümü:
-Sayın genel başkan bu işin çözümü çok kolay. şu ön sıralarda oturan yiyip de çıkarmayan vekilleri tarlalarda şöyle bir dolandırıp def-i hacet yaptırın gübre meselesi hallolur."

"Osman Yüksel Serdengeçti’ye “Senin hastalığının adı ne?”diye sormuÅŸlar. O da; “Vallahi araba markası gibi bir ÅŸey . insanın benim de bir parkinsonum olsa diyesi geliyor.”demiÅŸ." :

"Hastalandığı zaman kendini ziyarete gelen Alparslan TürkeÅŸ’e “Bak TürkeÅŸ, senin en sadık müridin benim, sen “Ey Türk titre ve kendine dön.” Dedin. Ben de titremeye baÅŸladım.”demiÅŸ.
Hey koca Serdengeçti hey! Parkinson hastalığına yakalandığı zaman, ”Kalk be ne yatıyorsun?” diyenlere “Bir zamanlar dünyayı karıştırıyordum, ÅŸimdi çayımı bile karıştıramıyorum.” Diyor ve en büyük esprisini 10 Kasım’da hayata gözlerini yumarak yapıyor."

Allah (c.c) mekânını cennet etsin...
