|» Ozanca Gönüller «|
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi þekilde yararlanabilirsiniz.
10 Saniyede üye olmak için Týklayýn.
Kapat
|» Ozanca Gönüller «| - Hýzlý Ýleti
|
Ana Sayfa
| |
Fikir Meydanı
| |
Radyo Ozanca Gönüller
| |
Resim Galerisi
| |
Haberler
|
Ana Bölüm
Ana Sayfa
Fikir Meydanı
ÅŸiirler
Resim Galerisi
Türk Müziği
Kısa İleti
Dosyalar
Haberler
Dost Siteler
Sitemizi Önerin
Dini Sözlük
Sohbet
Kullanýcý Bölümü
Hoþgeldin Ziyaretçi
Kullanýcý Adý:
Þifre:
Beni hatýrla:
Üye ol!
OZAN\'CA GÖRÜNTÜLER
YitikSevdalar'dan
Ağladım-Anladım
Bin Gönlüm Olsa
Vuslatsız Sevda
Katilim Oldu Gözlerin
Türk Menem
Ah Be Vefa
Kör müsün?
İstanbul. Allah' ından Bul
Bulamazsın
Yalanmışsın
Ben Sensiz
Sana Geliyorum
Olmaz Olsun
Hoşçakal
Rastgele Resim
090mescidiHaram
Site Kayýtlarý
2958
Konu:
760 Baþlýk
2198 Yanýt
0
Günlük:
Üye yazdý
158
Resim:
Resim Galerisi
3
Dosya:
Yükleme Bölgesi
4
Site:
Favori Siteler
35
Görüntüler:
Görüntü Bölgesi
1681
Kayýtlý Kullanýcý:
Son:
Crallystawl
Ziyaretçi Sayýsý:
Hýzlý Ýleti
ileti çeþitiniz.
Font
Arial
Times
Courier
Impact
Geneva
Optima
Size
1
7
14
Color
Blue
Red
Purple
Orange
Yellow
Grey
Green
Tüm BBCodelarý kapat
gönderen
Uraldan
Çarþamba, 09 Aralýk 2009 15:16
Rıfat ARAZ şair-yazar
Anne ve baba tarafından Kafkas Türklerinden olan Araz, 27 Ocak 1949’da Van/ ErciÅŸ’te doÄŸdu. İlkokulu IÄŸdır’da, liseyi Kars ve AÄŸrı’da tamamladı. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. (1976) Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamlayarak Halk Edebiyatı Uzmanı oldu (1992) Yüksek öğrenim öncesi IÄŸdır, Manisa ve Erzurum’da ilkokul öğretmeni ve idareci olarak çalıştı (1968-72); daha sonra Elazığ liseleri ve Elazığ EÄŸitim Enstitüsü’nde, Ankara Çubuk Lisesi, HasanoÄŸlan Öğretmen Lisesinde okul müdürlükleri görevinde bulundu (1976-1988). Halen Ankara’da ikâmet etmekte ve MEB’da Bakanlık BaÅŸmüfettiÅŸ olarak görev yapmaktadır.
Yazı ve şiirleri Erdem, Bilge ve Bizim Külliye dergileri başta olmak üzere Türk Edebiyatı, (Töre), (Divan), Berceste, Yüz Akı, Türk Dili, Çınar, Anadolu Çınar, Azerbaycan, Yağmur, Somuncu Baba, Altınoluk, Sızıntı, Kümbet, Hazan, Yeni Güneysu, İslamî Edebiyat, Simav, Bizim Ece, Karınca, Maki, Kervan, Hedef, Millî Eğitim, vd dergiler ile Gündüz ve Kurultay gazeteleri ile muhtelif antolojide yer aldı.
İlk ÅŸiiri, 1976 yılında Türk Edebiyatı yayımlandı. Çınar Kültür ve Sanat Dergisince “Osmanlının 700. KuruluÅŸ Yıldönümü” münasebetiyle düzenlenen Türkiye genelindeki ÅŸiir yarışmasında “YeÅŸeren Dallar” adlı ÅŸiiriyle üçüncülük ödülüne; 2000 Yılında İLESAM, Atatürk Kültür Merkezi ve ailesi tarafından ÅŸair Nüzhet ERMAN anısına düzenlenen Türkiye genelindeki ÅŸiir yarışmasında “ AÄŸrı Dağına SesleniÅŸ” adlı ÅŸiiriyle birincilik ödülüne; 2002 Yılında Isparta Göller Bölesi ÅŸairler DerneÄŸince açılan Türkiye genelindeki “serbest konulu” ÅŸiir yarışmasında “Kan AÄŸlayan Gül” ÅŸiiriyle birincilik ödülüne; 2003 Yılında Kütahya / Simav Anadolu Dergisince açılan Türkiye genelindeki ÅŸiir yarışmasında “Bursa’ya SesleniÅŸ” adlı ÅŸiiriyle birincilik ödülüne; Kayseri’de yayınlanan Berceste Dergisince, Türkiye genelinde 2005 yılında açılan “Na’t konulu ÅŸiir yarışmasında, “Na’t” baÅŸlıklı ÅŸiiriyle birincilik ödülüne; 2008 yılında İstanbul Kubader Vakfı tarafından Türkiye genelinde düzenlenen “Peygamberimize Adanmış ÅŸiirler” yarışmasında “Seni Andım Efendim” adlı ÅŸiiriyle birincilik ödülüne layık görüldü. Türkiye’nin muhtelif illerinde düzenlenmekte olan “ÅŸiir AkÅŸamları”na ayrıca, her yıl Elazığ’da Uluslararası seviyede yürütülen ve XI.’si Azerbaycan’ın baÅŸkenti Bakü’de düzenlenen “Hazar ÅŸiir AkÅŸamları”na Türkiye’den şâir olarak katıldı.
“R. Araz, hecenin bütün kurallarını ve kalıplarını bilen bir edebiyat öğretmeni, bunun yüksek eÄŸitimini almış edebiyat doktorudur. Vezne hakimiyeti, âhenkteki baÅŸarısı buradan gelmektedir. Yer yer didaktizmin hissedildiÄŸi mısraları görmezden gelerek kendi ikliminde hür kanat çırpışını, his ve hayalini fikir kazanında kaynatışını dikkate alarak denilebilir ki: ÅŸiir, örtülenmiÅŸ ifade, söylenmiÅŸi söylenmemiÅŸe taşıyan söyleyiÅŸtir.” (Prof.Dr. Sadık Tural)
“Bu ÅŸiirler için, Yediyüzyıl sonra, “ Yûnus Bahçesinde Açan Gül “bile diyebilirim. SonsuzluÄŸa Adanan Ömür’de, Siyasetten, İdeolojiden, günlük dedikodulardan uzak dingin bir inanmış rûhun insanın rûhuna inÅŸirah veren sesleniÅŸleri yer almakta. Bu ÅŸiirler insanı mâsivâdan mâverâya doÄŸru huzur dolu, güven dolu, mutluluk dolu, uzun bir yolculuÄŸa çıkarmaktadır. Bu ÅŸiirler ÇaÄŸdaÅŸ Türk Edebiyatının Tasavvuf ÅŸiirleridir. Yeni bir dinî ve Tasavvufî hassasiyetin güzel verimleridir. ÇaÄŸdaşımız olan bir Yûnus Emre’nin ÅŸiirleridir. Bu çağın Yûnus’unun ne kadar çok ilim, kültür ve hüner bilmesi, edinmesi gerekiyorsa Rıfat ARAZ’da bunların hepsi hakkıyla bulunmaktadır. Bu bakımdan bu ÅŸiirler, tıpkı Yûnus’unkilerde olduÄŸu gibi hem halk, hem de aydınlar tarafından sevilerek okunacak kırattadır. Böylece bugünkü Türk ÅŸiirinin handikaplarından da kendisini kurtarmış görünmektedir.”(Bekir OÄŸuzbaÅŸaran)
“Araz’ın bütün ÅŸiirleri dinî tasavvufî muhtevalıdır. Bir ÅŸairin kendini sınırlı bir konuda yoÄŸunlaÅŸtırmasının, ÅŸairlik açısından hem olumlu hem de olumsuz yönleri olabilmektedir. Olumlu yönü, üzerinde çok durduÄŸu konuda okuya okuya, yaza yaza profesyonelleÅŸmesidir. Olumsuz yönü ise tekrara düşmek… Araz’da bu iki durumla da karşılaÅŸmak mümkündür.
Araz’ın ÅŸiirinde her ÅŸey olduÄŸu gibi söylenmiyor. Eski ÅŸiirimizin mazmunu ile modern ÅŸiirin sembolü diyebileceÄŸimiz unsurlar devreye giriyor. ÅŸiir de zaten bu ÅŸekilde, örtülü olduÄŸu zaman bir estetik deÄŸer kazanıyor…” (Vedat ALİ TOK)
“Rıfat Araz, ÅŸiiri ilahî bir menzile ulaÅŸma çabası olarak görür. Bu menzile ulaÅŸmak için çıktığı yolculukta yalnızdır şâir, yedeÄŸinde sadece ÅŸiiri vardır. Bu nedenle ÅŸiirlerindeki kararlı çıkış, sığ sulardan çıkış deÄŸildir. O mısralarını derinlerden süzerek, karmaşık olanı imbikten geçirerek bize yerli yerinde bir duruÅŸ ile sunar...”( Ömer KAZAZOİLU)
“Rıfat Araz’ın ÅŸiiri, kendi ÅŸiiridir. Kendisini çeÅŸitli yayın organlarında okumuÅŸ ve kendi duygularıma yakın bulmuÅŸtum. Onu, Nât yarışmasındaki ÅŸiiriyle daha bir sevdim. Çünkü taklidi yoktu. Bu yarışmaya, kendi duygu harmanındaki mahsulü toplayıp göndermiÅŸti… Yedi jüri üyesi de ona birincilik vermiÅŸti. Bu, bir ÅŸair için az bir baÅŸarı deÄŸildir. Bazen ÅŸiirini iki defa okurum, bu onun ÅŸiirinden aldığım hazzın iÅŸaretidir. Rıfat Araz, aslında böyle takdim ve tanıtma yazılarına ihtiyaç duyacak bir ÅŸair deÄŸildir. Onun, ÅŸiiriyle ayakta duracağına ve yarınımızın gönül coÄŸrafyasında yerini alacağına inanıyorum…”( Muhsin İlyas SUBAÅŸI)
“Rıfat Araz’ın ÅŸiirlerini okurken insan, sanki yıllardır suya hasret kalmış toprağın coÅŸkusunu yaşıyor. ÇoÄŸu insanın diline peleseng ettiÄŸi “ÅŸiir iklimi” ibaresi olsa olsa iÅŸte budur diye düşünüyorum. Bu özelliÄŸiyle Rıfat Araz’ın edebiyatımızda hak ettiÄŸi yeri alacağına da şüphem yoktur.” (Doç. Dr. DoÄŸan KAYA)
“Rıfat Araz inançlı, gelecek için baktığı nokta veya noktaların netliÄŸiyle ilgilenen bir imza. Bu netlikleri görebilen bir ÅŸair…”(Prof.Dr. Dr. İsa KAYACAN)
“…ÅŸiirlerini okurken “İlahi AÅŸk” ateÅŸinin bir ruhu nasıl tutuÅŸturduÄŸuna ve o ruhun vecd halindeki söyleyiÅŸine tanıklık ederiz. Araz’ın ÅŸiiri, Allah’ı tanımanın, bilmenin ve o varlığın önünde secde etmenin ÅŸiiridir. Bu coÅŸkunluk ve aÅŸkla söylediÄŸi ÅŸiirinde, kâinatın her zerresinde Yaratıcı’ nın isimlerini okur, O’nun nurunun akislerini görür.Araz, ÅŸiirinde biçime de oldukça önem vermektedir. Özellikle hece ölçüsünü, ahenk unsurlarını kullanmadaki ustalığı gözden kaçmayacak kadar incelikle ortaya konmuÅŸtur. (Taner NAMLI)
“ARAZ’ın ÅŸiiri dinî-tasavvufî motifler taşıyor. Onların çoÄŸu bir na’t, bir münâcât lezzetinde… Okudukça tad aldık, okudukça arÅŸa kanatlandık. Araz, sonsuzluÄŸu ÅŸiirlerinde âdeta bir mazmun olarak kullanmış. Her ÅŸeyin bir sonu varken o bize sonsuz olanı, ebedî olanı sezdirmeye çalışmış. Her dem var, her dem diri olanı; bakî olanı yani… hem de öyle-böyle yarım ağızla deÄŸil; gönülden bir sevgiyle, sevdayla, aÅŸkla!.” .(R.Mithat YILMAZ)
“Günümüzün madde iklimine mânâ cemreleriyle düşen, karanlık odalara ve kilitli kapılara ilahî nuru müjdeleyen, Allah’tan gelen ilhâmı ilim potasında eritip yaratandan ötürü sevdiÄŸi insanların gönüllerine arz eden Rıfat Araz’ın ÅŸiirini okumak, bir nevî dünyâ kafesinin tellerini aralayarak mânevîyâta ulaÅŸmaktır.” (Senem GEZEROİLU)
Rıfat ARAZ, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ile Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) üyesidir.
ESERLERİ:
Harput’ta Eski Türk İnançları ve Halk HekimliÄŸi, Atatürk Kültür ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi ANKARA 1995;
Umut İkliminde (şiirler),TÜRDAV.A.ş; P.K.882.Sirkeci/ İSTANBUL 2001; İndeks Kitabevi Ankara 2007, İkinci Baskı.
Sonsuzluğa Adanan Ömür (şiirler),Kültür Ajans Yayınları, Konur Sokak 66/9 Bakanlıklar / ANKARA 2004; İndeks Kitabevi Ankara 2007, İkinci Baskı
şiir İncelemeleri, Alp Yayınları, AKARA 2005 (621 sayfa)
Bir Yürek Yıkanır.(şiirler); İndeks Kitabevi Ankara 2007
Basılacak Olan Eserleri :
Türk Edebiyatı Üzerine Makaleler ve İncelemeler.
Yakındasın A Sevgili (şiirler)
Vuslât Çağrışımları (şiirler)
Hakkında Yazılanlar:
1. Nesrin TÜRKARSLAN, “Harput’ta Eski Türk İnançları ve Halk HekimliÄŸi” BİLGE, Yayın Tanıtım Tahlil EleÅŸtiri Dergisi, ANKARA 1996, Güz 10, s.49,50.
2. YaÅŸar KALAFAT, ““Harput’ta Eski Türk İnançları ve Halk HekimliÄŸi” BİLGE, Yayın Tanıtım Tahlil EleÅŸtiri Dergisi, ANKARA 1998, Kış15, s.66.
3. Ömer KAZAZOİLU, “ Rıfat ARAZ’ın ÅŸiiri Üstüne, Umut İkliminde Türk ÅŸiir GeleneÄŸi”, BİZİM KÜLLİYE, Kültür ve Sanat Dergisi,Yıl: 3, Sayı: 10, ELAZIİ. s.66-68.
4. Nazım PAYAM, “ Bir Düzine Bizim Külliye Olduk Kâzım AÄŸam”, BİZİM KÜLLİYE, Kültür ve Sanat Dergisi, Yıl:4,Sayı:12, ELAZIİ. s.5.
5. R.Mithat YILMAZ, “Çizgi,(Ece-2003’te Elazığlı ÅŸairler)”,Günışığı,Yıl 6, S.1710, ELAZIİ,2003, s.3.
6. ÅŸah İsmail ATEÅŸ, “Bir Portre” (Rıfat ARAZ), Haberci, Yıl 17,S.5119, MERSİN, 2004, s.6,
7. Dr. İsa KAYACAN, Sonsuzluğa Adanan Ömür, Ankara Mektubu, Ankara Mektubu, 24 SAAT HABER, 22Temmuz 2004, Gazeteciler Cemiyetinin Yayın Organı, Sonsöz Gazetecilik Matbaacılık Reklamcılık Ltd.şti. Çankaya / ANKARA.
8. Dr. İsa KAYACAN, SonsuzluÄŸa Adanan Ömür, Burdur’da Bugünlük ,YENİ GÜN 28 Temmuz 2004, S.15252. BURDUR.
9. Dr. İsa KAYACAN, Sonsuzluğa Adanan Ömür, Sırası Geldikçe BELDE, Günlük Siyasî Gazete; Yıl 34, S.11294. 25 Temmuz 2004, ANKARA.
10. R.Mithat YILMAZ,“Çizgi”, “Sevdim Seni Sinop”, Günışığı, 22 Ekim 2004, Yıl:7, Sayı: 2228, Elazığ.
11. R.Mithat YILMAZ,“Çizgi”, “Rıfat Araz ÅŸiirinde Sonsuzluk Teması”, Günışığı, 11 ÅŸubat 2005, Yıl:8, Sayı: 2349, ELAZIİ.
12. Taner NAMLI, “Rıfat Araz’ın ‘SonsuzluÄŸa Adanan Ömür’ü”, BİZİM KÜLLİYE Üç Aylık Kültür Sanat Dergisi, Aralık-Ocak-ÅŸubat, 2004-2005, ELAZIİ, Sayı 22,s.70,71.
13. R.Mithat YILMAZ, Rıfat Araz’ın “SonsuzluÄŸa Adanan Ömür” Adlı ÅŸiir Kitabı ve ÅŸiirinde “Sonsuzluk” Teması, Bilge, Yayın Tanıtım Tahlil EleÅŸtiri Dergisi, Atatürk Kültür Merkezi BaÅŸkanlığı Yayınları, Sayı 43, Kış 2004 ANKARA, s.77-79.
14. Bekir OİUZBAÅŸARAN, “SonsuzluÄŸa Adanan Ömür Üzerine”, Berceste Aylık Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi Yıl 4,Sayı:43,Ocak 2006 KAYSERİ, s. 24,25.
15. Vedat Ali TOK, “Rıfat ARAZ’ın Bir Na’tı” Berceste Aylık Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi Temmuz 2008 Yıl:7 s.22-24.
16. Senem GEZEROİLU, “Rıfat Araz’ın ÅŸiiri” Mürekkep ****
BulunduÄŸu Antolojiler:
1. Göktürk Mehmet UYTUN,şiirimizde Bayrak, ANKARA 1999,s.78.
2. Göktürk Mehmet UYTUN,şiirimizde Öğretmen , ANKARA 1996,s.67.
3. Bedrettin KELEşTİMUR, Bayrak şiirleri Güldestesi, Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı, ELESKAV,Yayın No: 11. ELAZIİ, s. 40,41.
4. İ.Gürşen KAFKAS, Öğretmen şiirleri Antolojisi, Özel Kavram Der.Yay. S.304.
5. Hüseyin YURDABAK, şiirle Yaşayanlar, şiir Antolojisi, I-II. ANKARA 2002, s.15,16.
6. Orkun İNAN, şairler Yıllığı,Yenisoluk Gazetesi, BURSA, 2001,s,89,90.
7. Ahmet OTMAN, Bizim Ece şairler Antolojisi 2002, SALİHLİ 2002,s.186-188.
8. Mustafa ÖZÇELİK, şairin Duası Dua şiirleri Antolojisi, Selis Un Kitapları, İST. 2002, s.171.
9. şükrü KACAR, Bu Toprağın Yaşayan Ozanları-III,şiir Antolojisi, ELESKAV Yay. ELAZIİ
10. şah İsmail ATEş, Mavi Kanatlı Duygular şairler Antolojisi, MERSİN 2004. s.108-110.
11. Hüseyin YURDABAK, şiirle Yaşayanlar, şiir Antolojisi III. ANKARA 2004, s.25,29.
12. 2004 Yılı Atatürk Türkiye’si ÅŸairler Antolojisi, ÅŸair Ozan ve Yazarlar Kültür DerneÄŸi Genel Merkezi, EsatpaÅŸa Mah. İnönü Cad. Pelin Sokak,No:5,Üsküdar İSTANBUL.
13. Özlem YaÄŸmurları Na’t Antolojisi, Berceste Yayınları, Kayseri.
14. Mustafa ÖZÇELİK, Dünyanın Bütün Çiçekleri (Öğretmen şiirleri Antolojisi) Odunpazarı Belediyesi Yayınları:13. Kasım 2006. s.210. Eskişehir.
15. Dön Kendine, Ümraniye Belediyesi Kültür Yayınları:19, İstanbul.
16. Hazar şiir Yarışması Güldestesi.
17. Bekir OİUBAşARAN, Manzum Porteler
18. Dön Kendine, Ümraniye Belediyesi Kültür Yayınları-19, İstanbul.
BULUNDUİU ANSİKLOPEDİLER:
Türk Dünyası Ortak Edebiyatı, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 2001,Cilt I, s.419.;
İhsan IşIK, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, Ankara 2002, s.103,104.
Rıfat ARAZ’a Ait Dinî Tasavvufî ÅŸiirler
İRFÂNA DÜşTÜM
Ma’nâ âleminde, vefâ yolunda;
Aşk ile elendim bir cana düştüm!..
Gönül vecde geldi cezbe hâlında;
Derdime gül bastım, dermâna düştüm!..
Gurbet, gam bendini bende mi kurdu?..
Mevlâ’m emaneti sırtıma vurdu!..
Her katrem ‘hû’ dedi, duruldu, durdu;
Kaynadım, çağladım devrâna düştüm!..
Duydum can özümde ney’in zârını;
Özünden ayrılmış buldum varını!..
Başımda gördükçe nefsin dârını;
Ölmeden hesaba, mizâna düştüm!..
Ömrüm, kula döndü bir hak uğruna;
Hasret odu düştü gülün bağrına!..
Girdim ibret ile âlem seyrine;
Hayretten süzüldüm, hayrana düştüm!..
Ey gönül, dost için yüzümüz var mı?
İhlâs ocağında, közümüz var mı?..
Bu sesler, ahenkler özge diyâr mı?
Bir aşkın elinden mestâne düştüm!..
Takvâyla inceldi bu içli sözüm;
Edep dergâhında, tutuştu közüm!..
Bir zikrin nûruna kandıkça özüm;
Sınandım irfandan, irfana düştüm!..
TÖVBEKÂR OLDUM
Yâ Rab bu aşk bende, benimle her an;
AÅŸk ile can buldum, canda var oldum!..
Bu zorlu nefsime neyledi zaman?..
Bazen kışa döndüm, kâh bahar oldum!..
Tevhîdin nûruyla, var ettin canı;
Ufkuna nakşettin eşsiz fermânı!..
Tedbirden, takdire dönen her sonu;
Tefekkür ettikçe tövbekâr oldum!..
Kader levhâsında, ince bir sır var;
Bir ömre sığmadı, aşk denen esrâr!..
Âlemi sardıkça bu derin efkâr;
Yanmış ney misâli, âh u zâr oldum!..
Ezelden ebede bu ÅŸevk, bu heves;
Firdevs’den, Mevâ’dan, Naim’den bir ses!..
Kutsal emanete yüklü her nefes;
Dal, budak saldıkça, lalezâr oldum!..
Hüzün tezgâhında, süsledin gülü;
Yardın, pâk eyledin mümin gönülü!
Sebepler içinde her tevekkülü;
Sezdikçe hem gizli, aşikâr oldum!..
Yâ Rab yakın sensin, ben benden uzak;
İçimde, iç içe binlerce tuzak!..
Ey gönül geç nefsi, benliği bırak;
Kim demiş âlemde bahtiyâr oldum?!..
VUSLAT DEDİ
Yâ Rab kulum, geldim sana;
Aşk yazıldı bu fermâna!..
Bir çilede yana yana;
‘Sabır’ dedi, oldu gönül!..
Nasıl diner bu dert, bu gam?
Hüznüm artar her bir akşam!..
Sekiz cennet, makam makam;
‘Umut’ dedi, doldu gönül!..
Nefsim arza atmış ağı;
Sökülmez mi hırsın bağı?..
Bu gurbetin, hasret çağı;
‘Biter’ dedi, daldı gönül!..
Ten, aÅŸk ile mâ’rifette;
Can neylesin hakikatte!..
Bir ilahî adalette,
‘Hesap’ dedi, soldu gönül!..
Hakk’tan aldı, halka verdi;
Nefsi, yerden yere serdi!..
şükür, gizli sırra erdi;
‘Hikmet’ dedi, bildi gönül!..
Budur ömrün ayı, yılı;
Yüküm nerde, neyle dolu?..
Tefekkürde bulup yolu;
‘Vuslât’ dedi, güldü gönül!..
BİLMEM
Aşkın ile bir hoş oldum;
İlki bilmem, sonu bilmem!..
Neye baksam, seni buldum;
Yönü bilmem, yanı bilmem!..
Her hâl ile yandı yürek;
Dağ yükümde bin bir emek!..
Ömür bir çark, zaman elek;
Ten öğünür, canı bilmem!..
Safta döndü, doldu gönül;
Müptelâdır güle bülbül!..
Budur, böyle erkân, usûl;
Sevgimiz var, kini bilmem!..
Yâ Rab, sende her kararım;
Gönül arar, ben ararım!..
Ötede mi ilkbaharım?..
Dünü bilmem, günü bilmem!..
Tâ ezelden bu hâldayım;
Sana gelen bir yoldayım!..
Bir bîçâre akıldayım;
Malı, mülkü, şanı bilmem!..
Menzil menzil, kubbe kubbe,
Sebep, bağlı bir sebebe!
Ne sevdâdır iner kalbe;
Unuttum ben, beni bilmem!..
İNCİNSEN DE
İNCİTME SEN…
Gönül, yüz dön kin gütmekten;
İncinsen de incitme sen!..
Dost bîzârdır incitmekten;
İncinsen de incitme sen!..
Nûr nefesin aşk dolanda,
Gülün yanmaz od alanda!..
Sözün başa dert olanda;
İncinsen de incitme sen!..
Can olur mu candan ırak?
Geç ağyârı, sen sana bak!..
O yan çıkan nefsi bırak;
İncinsen de incitme sen!..
Sen ki terki terk eyledin;
Günü dünden berk eyledin!..
Tâ elestte ne söyledin?..
İncinsen de incitme sen!..
Sendedir arz, arÅŸ-ı a’lâ;
Böyle yazmış Kadir Mevlâ!..
Bir hikmettir bu dert, belâ;
İncinsen de incitme sen!..
Ma’rifettir hakkı yaymak;
Hatır almak, hatır saymak!..
Sana düşmez gönül koymak;
İncinsen de incitme sen!..
VUSLÂT YAKARIşLARI
Yâ Rab, bir aşk verdin bana;
Yanıp durdum Sen’den yana!..
Canı kurban dedim Sana;
Rahîm Sen’sin, rahmet Sen’in!..
Ezel ebet devletin var;
Her zerrede, kudretin var!..
Ne tükenmez servetin var;
Rezzâk Sen’sin, nimet Sen’in!..
Benden yakın oldun bana;
Hangi yüzle dönem Sana?!..
Akıl yetmez bu devrâna;
Kâdir Sen’sin, kudret Sen’in!..
Gelen gider, giden gelmez;
Can Sen’indir bu can ölmez!..
Onca sırrı çözen olmaz;
Hakîm Sen’sin, hikmet Sen’in!..
şükrü bulduk varlık ile;
Sabrı gördük darlık ile!..
Edep derdik erlik ile;
Rahmân Sen’sin, izzet Sen’in!..
Kalp, adınla Sen’i okur;
Okudukça bir aşk dokur!..
Elimdedir verdiğin nûr;
Samed Sen’sin, himmet Sen’in!..
gönderen
ÖzelHarekat
Cumartesi, 27 Eylül 2008 20:26
[U
]
Radyomuz açıktır herkesi bekleriz.
RadyoOZancaGönüller
[/U]
gönderen
ozanca
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 22:28
Cüz dağıtımı bitmiştir ve cüz alan arkadaşlarımızdanda 2 hafta içinde okumalarını bekliyoruz ki yenisini başlatalım inşallah.. (Dağıtım bitiş tarihi: 29 Temmuz 2008)
Allah mübarek eyleye..
gönderen
ozanca
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 00:10
Esselamualeyküm ve rahmetullah Ozanca Gönüller..
Mübarek üç aylar içinde bulunduğumuz şu günlerin feyzinden nasiblenmek adına acizane bizlerde beraber hatim yapalım dedik..
Allah Resûlü (s.a.s.), Kur’ân okumanın fazileti üzerinde durmuş ve bunu fiilen uygulamıştır. Meselâ:
"Ümmetimin en faziletli ibadeti Kur’ân okumaktır." (Münavi, Feyzu'l-Kadir, 2/44)
Bir adam:
- "Ya Resülallah! Allah'ın en çok sevdiği amel hangisidir"? diye sordu. Hz. Peygamber:
- "Konup göçendir" cevabını verdi. Adam:
- "Konup göçen kimdir?" diye sorunca,
- "Kur’ân'ı başından sonuna kadar okuyan, bitirince de tekrar başlayandır" cevabını aldı. (Tirmizî, "Kur’ân," 11)
gönderen
ozanca
Pazar, 20 Temmuz 2008 13:08
Vealeykümesselam..
Ölmeden ölenlere selam olsun..
gönderen
osmanarslanoÄŸlu
Cumartesi, 12 Temmuz 2008 07:56
tüm dostlara selam olsun
gönderen
ozanca
Çarþamba, 09 Temmuz 2008 01:15
"Kibir, kendinden habersizliktir. Tıpkı güneşten haberi olmayışı gibi buzun."
gönderen
ozanca
Perþembe, 03 Temmuz 2008 12:19
"Ey Rabbim, bize Receb ve şaban ayını mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır."
gönderen
ozanca
Salý, 01 Temmuz 2008 23:57
Değerli Ozanca Gönüller "Turgay Türkkan - Vatan Yazılı" albümü çıkmıştır.. Bulunduğunuz illerdeki müzik marketlerden temin edebilirsiniz.. Muhabbetle..
gönderen
ozanca
Perþembe, 26 Haziran 2008 23:25
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
«Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür. Adem (a.s.) o gün yaratılmış, o gün cennete konulmuş ve o gün cennetten çıkarılmıştır.»
«Cuma gününde bir saat vardır ki, hangi mü'min o saatte Allah'tan bir dilekte bulunursa Allah onun dileğini kabul eder.»
Hayırlı Cumalar..
gönderen
ozanca
Perþembe, 19 Haziran 2008 21:06
O'na DoÄŸru..
Aşk gölüne batmak için..
Muhabbeti tatmak için..
Canı tenden atmak için..
Gidiyorum O'na DoÄŸru..
Gece günde kesişirken
Seher yeli esiÅŸirken
Dalda kuşlar ötüşürken
Gidiyorum ona doÄŸru
Gece gündüz gözüm yummam
İki gözüm iki umman
Mustafama onu sorman
Gidiyorum ona doÄŸru
Mustafa Yıldızdoğan
|» OzancaGonuller.Org «|
gönderen
ozanca
Perþembe, 19 Haziran 2008 10:14
Sabır taşı;
Diyorlar ki, sabır taşı.
Taşı taşı yorulduk biz,
Çatlayacak sabırtaşı.
Ozan arif
gönderen
ozanca
Cuma, 13 Haziran 2008 15:55
Eyvallah kurbanım.. Cuma Mübarek.. Dualarınız da bizlere de yer ayırıverin inşallah.. Muhabbet baki.. Vesselam..
gönderen
SeKiLLReiS
Perþembe, 12 Haziran 2008 23:21
Hayirli Cumalar Ozancagönüller. Dua edin insaallah.
Saygilarimla...
gönderen
Fatih
Perþembe, 12 Haziran 2008 22:15
artar bile
gönderen
ozanca
Perþembe, 12 Haziran 2008 07:05
Sen, ben bir de bizim oÄŸlan fatihim yetmez mi
gönderen
SeKiLLReiS
Pazar, 08 Haziran 2008 20:27
Evet Fatihim eski grubumuzu toplayalim insaallah. Sitenin yeni halide cok güzel oldu
gönderen
Fatih
Pazar, 08 Haziran 2008 17:41
eski üye dediğin sen ben bizim oğlan mı
gönderen
SeKiLLReiS
Cuma, 06 Haziran 2008 22:35
Ve aleyküm Selam Ozancam. Sitemiz hayirlara vesile olur insaallah. Emegi gecenlerden ALLAH(c.c) razi olsun.
Saygilarimla...
gönderen
ozanca
Cuma, 06 Haziran 2008 08:31
Esselamualeyküm.. Ozanca gönüller sitemizde değişiklik yaptık ve bu arada üyelikler eski paylaşımların hepsi silinmiştir.. Eski üyelerimizin yeniden üye olmalarını dileriz..
MKPUrlobox
©2003-2008
mkportal.it
|»OzancaGonuller.Com«|
Sık Kullanılanlara Ekle
Açılış Sayfam Yap
Sayfayı Yazdır
Gönül Ýklimi
Hakk Kelâmý
Ey iman edenler, yapmayacaginiz seyi neden söylersiniz? Yapmayacaginiz seyi söylemeniz, Allah Katinda bir gazab (konusu olmasi) bakimindan büyüdü (büyük bir suç teskil etti).
(Saff Suresi 2-3)
Taha Pýnar'dan
Mihriban
N.F.K. - Çile
Tek Hece
Sen Olmadığın Zaman
Mehmedim
Anadoludan Geldik
Benim Babam
Tut Elimizden
Benim Efendim
İMZALA
NÜKREDİT
TÜRK \' ÇE
MKPortal
©2003-2008
mkportal.it